2 Mart 2013 Cumartesi

BAL ARILARININ POLİNASYONA (TOZLAŞMA) OLAN ETKİSİ


Bal, balmumu, arısütü, arı zehiri ve propolis
gibi gıda ve farmakolojik değerleri çok yüksek olan
ürünleri üreten balarısı, bunlardan çok daha önemli
olan bitkilerdeki tozlaşmayı gerçekleştirerek ürünün
nicelik ve nitelik yönünden üstün olmasını sağlamaktadır.
Tozlanma, döllenmeyi sağlayan ilk hareket ve
ürün miktarını belirleyen en önemli faktördür. Aynı
zamanda, meyve şeklini ve büyüklüğünü de etkilemektedir.

Polen üretimi verimli erkek bitkilerde
olduğu için bunların dişi çiçekler üzerine taşınarak
döllenmeyi sağlayabilmelerinde tozlanmanın faktörü
çok önemlidir.
Çiçekli bitkilerin temel tozlayıcısı olarak kabul
edilen rüzgâr, hem homojen tozlaşma sağlayamaması,
hem de ağır çiçektozlarını taşıyamaması yüzünden
birçok bitki türlerinde tozlaşma için yeterli
olamamaktadır.
Crane (1975), dünya genelinde arı tozlaşması
ile elde dilen ürünün o yıl üretilen balın değerinin 50
katından fazla olduğunu kaydetmektedir.
Dünya gıda maddelerinin % 90’ı 82 bitki türünden
elde edilir. Bu bitki türlerinden 63’ü (%77)
arı tarafından tozlaşmaya gereksinim duymaktadır.
Özellikle 39 bitki türü için arı tozlaşması
mutlaka gereklidir. İnsan gıdasının 1/3 ‘ ü
doğrudan veya dolaylı olarak arı tozlaşmasına
ihtiyaç duyan bitkilerden oluşur.
Bu nedenle yeterli düzeyde tozlaşmayı
sağlamak için çiçeklenme dönemlerinde
arı kolonilerine ihtiyaç duyulmaktadır.
Meyve bahçelerinde de bal arısı
kolonilerinin verimi artırıcı yönde çok
önemli katkılar sağladığı ve etkin kullanımı
sağlandığı takdirde mevcut bahçelerden
verim artışı olacağı aşikârdır.
Zira çiftçiler tüm kültürel işlemleri tam
bile polinasyon işlemini önemsemeyip
ihmal etse, bereketli bir hasat elde etmede
başarısız olacaktır.
Bal arılarının büyük kolonilere sahip olması,
kolayca taşınabilmesi ve yönetilebilmesi nedeniyle
birinci derecede tozlaştırıcı olarak kabul edilirler.
Günümüz tarımında yapılan yoğun kültürel işlemler
özellikle pestisidlerin kullanımı sonucunda yabani
polinatörlerin sayısı önemli ölçüde azaldığından, bu
eksikliği giderecek olan yegâne tozlayıcı bal arılarıdır.
Etkili bir tozlaşma için, çiçeklenme zamanı 1

hektar alana en az 3–4 arı kovanı bulundurulması
önerilmektedir. Rüzgârlı, gölgeli yerlerde arı aktivitesi
az olur ve çiçekler iyi tozlanamaz meyveler küçük
kalır. Öte yandan erkek çiçeklere yakın olan dişi
çiçekler daha iyi tozlanarak iri meyve oluştururlar.
Bal arısından tozlaşmada azami derecede yararlanabilmek
için arılığın tozlaşması istenen bitkilere
belirli bir uzaklıktan fazla olmaması gerekmektedir.
Eckert (1933), bal arısının 11,3 km mesafeye kadar
gidebildiğini, ancak 800 m. ye kadar olan uzaklıkta
yoğun olarak çalıştığını belirtmektedir. Peer (1955),
bal arısının başarılı çalıştığı azami mesafeyi 5. 6 km
olarak vermekte ve çoğunlukla 4 km de yoğunlaştığını
vurgularken, Lecomte (1960), balarısının mecbur
kalmadıkça 600 m. den daha uzaklara gitmeme
eğiliminde olduğunu kaydetmektedir.
ABD’de tozlaşma amacıyla ilk kovan kiralamanın
1909’da gerçekleştirildiği belirtilmekte, ancak
1970’li yıllardan itibaren çok artış gösterdiği ve son
yıllarda da en yüksek düzeye ulaştığı görülmektedir.
Örneğin, ABD’de 1989’da 2.035.000 arı kolonisi kiralanırken
bu rakam, 1998’de yaklaşık % 19 artışla 2.5
milyona ulaşmıştır. Bu ülkedeki arı kolonisi sayısının
2,9 milyon olduğu göz önüne alındığında arıların
tozlaşmada kullanılmasına nedenli önem verildiği
ortaya çıkmaktadır. Dünyanın en önemli badem
üretim alanları arasında yer alan Kaliforniya’da 1999
yılında 1 milyon arı kolonisinin tozlaşmada kullanılmak
amacıyla kiralandığı belirtilmektedir.
ABD’de bal arılarının tozlaşmada kullanılması
ile bitkisel üretimde ekonomik katkısı 1989 yılında
9,3 milyar dolar olarak belirtilirken, bu oran 2000 yılında
15 milyar dolar olarak hesaplanmıştır.
Levin (1983), ABD’de 1980 yılında arı tozlaşması
sonucu meydana gelen ürünün o yılki bal ve
balmumu değerinin yaklaşık 143 katı olduğunu ve
bunun da 19 milyar dolar değerine ulaştığını vurgulamaktadır.
Delaplane ve Mayer (2000), dünya genelinde
insan gıdasının % 90’nın 82 bitki türünden elde edildiğini
belirtmekte ve bunlardan 63 (% 77) türün tozlayıcılarının
arılar olduğunu kaydetmektedir.
Vithanage (1990), Avacadoda bal arısı tozlaşmada
kullanıldığında ağaç basına düsen ortalama 788
meyve olmasına karsın, bal arısının yokluğunda 227
adet meyve elde edilmiştir.
Arılar, sadece kültür bitkilerinde tozlaşma yaparak
ürünün nicelik ve nitelik yönünden artmasını
sağlamakla kalmayıp, doğadaki yabani bitkilerde
de tozlaşmayı gerçekleştirerek, bu bitkilerin çoğalıp
yayılmalarına, yaban hayatının gelişmesine, bitki ve
hayvanlarda çeşitliliğin artmasına olanak sağlamaktadırlar.
Ülkemizde bal arısının bitkilerin tozlaşmasında
kullanılması kavramı, son yıllarda telaffuz edilmeye
başlanmıştır. Şimdiye kadar yapılan arıcılıkla ilgili seminer,
sempozyum ve kongrelerdeki programlarda
tozlaşma ile ilgili bir bölüm ilk defa II. Marmara Arıcılık
Kongresi’nde yer almıştır. Birkaç yıl öncesine kadar
arıcılarla bitki üreticileri arasında süregelen bir
kırgınlık, hatta yer yer tartışmalar olduğu gözlenmiş
ve bu iki grup üreticinin karşılıklı yararları olduğu
kendilerine izah edilmiş, bu konu ile ilgili radyoda
defalarca programlar yapılmış, ilgili toplantılarda
yetiştiriciler bilgilendirilmeye çalışılmıştır. Özellikle,
Batı Anadolu’da ve Marmara Bölgesi’nde bahçe ve
tarla sahiplerinin bal arısının yaptığı tozlaşmanın
önemini kavradıkları izlenmiştir. Hatta arı kovanı kiralama
eğilimi de başlamışsa da bu konuda henüz
çok gerilerde olunduğunu vurgulamak gerekmektedir.
Türkiye’de arıcılığın bu sahada gelişmiş ülkelerin
düzeyine çıkabilmesi için teknik bilgilerin gereği
gibi uygulanması yanında, arıların kültür bitkilerinin
tozlaşmasında kullanılmasının optimum düzeyde
uygulamaya sokulması zorunludur. Bu durum, arıcılığın
gelişmesine olanak sağlarken, bitkilerde üretimin
de artmasına yardımcı olacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

....

..............................