17 Nisan 2013 Çarşamba

Korunga (Onobrychis sp.) Yetiştiriciliğinin Arıcılık Açısından Önemi

Hayvan beslenmesinde yeşil ve
kuru ot olarak değerlendirilen önemli yem
kaynaklarından korunga; köklerindeki
yumrucuklarla azotu, bol miktarda oluşturduğu
kök kalıntıları ile organik maddeyi toprağa
kazandırarak ıslah etmekte, kuvvetli kök
sistemi ile erozyonu önlemektedir. Bitki
hayvan beslenmesinin yanında cezp edici
çiçekleri ile arıcılık açısından önemli bir nektar
ve polen kaynağıdır. Bal arısı (Apis mellifera
L.) korungadan nektar ve polen alırken aynı
zamanda bitkide tozlaşmayı da sağlar. Bu
durum bitkilerle böcekler arasında meydana
gelen mutualizmin en güzel örneklerinden
biridir.

Tarla tarımı içerisinde korunga
bitkisinin ekim miktarındaki artış, hayvanlara
sağladığı kaliteli kaba yemle birlikte, doğal
ortamda var olan böceklerin özellikle de
bal arılarının beslenmesini sağlayacaktır.
Korungayı sadece hayvan yemi olarak değil
aynı zamanda bal arıları için arı merası olarak
da değerlendirmek, arı popülasyonlarının
çoğalmasını ve ekosistemin dengeli bir şekilde
devam etmesini sağlayacaktır.
Anahtar Kelimeler: Bal, Bal arısı, Korunga,
Polinasyon, Polen
The Importance Of Saınfoın (Onobrychis sp.)
Cultıvatıon For Beekeepıng
Abstract
An important forage source, sainfoin
which is used as a fresh and dry hay in animal
nutrition, prevents erosion with its strong root
system because it gives azote and organic
substance to soil with its nodules and root
residues, so it breeds the soil. Besides feeding
animals, sainfoin is an important source of
pollen and nectar for beekeeping thanks to
having attractant flowers. When honey bee
(Apis mellifera L.) gets nectar and pollen
from sainfoin, at the same time it provides
pollination in plant. This situation is one of
the best example of mutualism, that occurs
between plants and insects.
Inceasing the planting of sainfoin that is
cultivated in field area, provides nutrition with
its quality roughage, for insects especially
honey bee. Sainfoin is not only used as a
forage crop other than this, to consider it
as bee rangeland provides bee population
rises and continuation of the ecosystem in a
balanced way.
Key Words: Honey, Honey Bee, Sainfoin,
Pollination, Pollen,
Giriş
Korunga, sulu veya kıraç arazilerde
yetiştirilebilen ve ülkemiz ekolojik koşullarına
çok iyi uyum sağlamış, değerli bir yem
bitkisidir. Tüm çiftlik hayvanları tarafından
yeşil ve kuru olarak iştahla tüketilme özelliğine
sahiptir (Özbek, 1996). Korunga ülkemizde tek
başına çayır ve mera ihtiyacını karşılayabilecek
özelliklere sahip olup, bu özelliklerinden dolayı
ülkemizde hayvan yetiştiricileri tarafından
önemi ve değeri oldukça iyi bilinmektedir (Elçi
ve ark., 1987).
Erozyona maruz kalan meyilli arazilerde,
korunga tarımı yapılarak elde edilen ürünü
hayvancılıkta değerlendirmek, birim alandan
sağlanan faydayı yüksek düzeye çıkarmak
mümkündür. Böylece parasal açıdan iyi bir
gelir sağlanabileceği gibi korunganın derin
kök yapısıyla erozyonu önleyici özelliğinden
de yararlanılır. Bu özelliği korunganın kökleri
yüzeyde olan kültür bitkileriyle iyi bir şekilde
dönüşümlü olarak kullanılabileceğini de
göstermektedir. Ayrıca korunga bitkisi havanın
azotunu bağlayarak toprağın azot yönünden
zenginleşmesine yardımcı olduğu için özel
bir değere sahiptir. Korunganın kök kalıntıları,
toprakta organik madde biriktirdiğinden
(Tutkun, 1997), toprak ıslahına da yardımcı
olmaktadır (Açıkgöz, 1995).
Korunga tüm bu bitkisel avantajlarına
ek olarak arıcılık için çok iyi bir potansiyel
oluşturması ile diğer tarımsal kazançların çok
üstünde yarar sağlamaktadır (Tutkun, 1997).
Çünkü korunga, bal arılarının nektar ve polen
toplamak amacı ile en çok ziyaret ettiği baklagil
yem bitkilerinden birini oluşturmaktadır
(Avcıoğlu, 1977).
Korunga bitkisi çiçeklerinde bulunan
bol miktardaki balözü ve çiçektozu sayesinde
kaliteli arı meralarından birini oluşturduğundan
(Yüksek ve ark, 2002), çeşitli bölgelerimizde arıcılık
yapanların da kolaylıkla yetiştirebileceği bir bitki özelliğini
taşımaktadır (Elçi, 2005).
Nitekim ülkemizin çeşitli yörelerinin ballarının
bazı tüketicilerimiz tarafından oldukça fazla miktarda
tercih edilmesinin nedeni, o yörelerde korunga bitkisinin
fazlaca yetiştiriliyor olmasıdır (Çelik, 1988).
Kendine has bir döllenme mekanizmasına sahip
olan korunga çiçeklerinde özellikle bal arılarının mekanik
etkileri sonucu tozlaşma gerçekleştiğinden, tohum
verimindeki artışlar da bal arıları sayesinde mümkün
olmaktadır (Avcıoğlu, 1977).
Bu makalede, bal arıları için önemli bir balözü
ve çiçektozu kaynağı olan korunga bitkisinin orijini,
ülkemizdeki yayılım alanı, çiçeklerinin yapısı, tozlaşma
ve döllenme özellikleri ile tohum, balözü, çiçektozu ve bal
verimleri üzerinde durulmuştur.
Korunganın Orijini
Korunga (Onobrychis viciifolia Scop. Syn.
Onobrychis Sativa Lam.), Angiospermae (kapalı
tohumlular)’nın Dicoytledonae (iki çenekliler) sınıfı,
Rosales takımının Leguminosae (Baklagiller) familyasının
papilionoidae alt familyası içinde yer almaktadır (Yüksek
ve ark., 2002).
Elçi (2005)’nin, Vavilof (1950)’tan bildirdiğine
göre, Küçük Asya’nın iç kısımları yani Orta Anadolu,
Transkafkasların tamamı, İran ve Türkmenistan’ın
yüksek kısımları korunganın gen merkezi olarak
gösterilmektedir. Dünyada 160 civarında korunga
türü olduğu bilinmektedir. Türkiye’de ise 52 korunga
türü bulunmakta olup, bu türlerin 27 tanesi (% 51.9)
endemiktir (Avcı, 2010).
Ülkemizin Doğu Anadolu yüksek yayla bölgesi
de gen merkezlerinin düğüm noktası durumunda
olduğundan bu bölgede de korunganın oldukça çeşitli
tiplerine rastlanmaktadır. Bitkiye adı geçen bölgede
“görüngen” ya da ”koringa” da denmektedir (Elçi, 2005).
Korunganın Ülkemizde Yayılım Alanı
Çok yıllık, kurağa (yıllık ortalama sıcaklığı 200–750
mm olan) ve özellikle soğuğa çok dayanıklı, birçok kültür
bitkisinin yetişemediği kireçli ve kuru, kıraç toprakların
değerlendirilmesi için korunganın kullanılması onun çok
önemli bir özelliğidir (Elçi, 2005; Altın ve ark., 2005).
Kayalıklar, meşelikler, nadasa bırakılan tarlalar,
yol kenarları, maki, step, kumlu arazilerde 2000 metreye
kadar yetişir (Sorkun, 2008). Korungadan en iyi verim
pH’ı 6–7.5 olan topraklardan elde edilir (Sorkun, 1995).
Ülkemizin Doğu İllerinde oldukça geniş ekim
alanına sahiptir. Korunga, Doğu Anadolu da Ağrı,
Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Bayburt,
Siirt, Bitlis, Batman, Muş, Hakkâri, Van, Elazığ, Malatya,
Kahramanmaraş gibi merkezlerimizin bulunduğu
bölgelerde yetişir. Orta Anadolu’da da korungaya birçok
yerlerde rastlanır. Sivas, Yozgat, Kırşehir, Niğde, Konya,
Ankara ve Çankırı çevrelerinde bulunur. Tarım İşletmeleri
Genel Müdürlüğünün Altınova, Gözlü, Ulaş, Malya, Polatlı
gibi çiftliklerinde yoğun olarak korunga yetiştirilmektedir
(Elçi, 2005).
Korunga Çiçeklerinin Yapısı
Korunganın çiçek yapısı baklagil yem bitkilerine
ait familyanın genel özelliklerini taşımaktadır (Avcıoğlu,
1977). Çiçeklerinin göz alıcı renkte ve büyük olması,
çiçek salkımlarının bitkinin üst bölgesinde bulunması ve
çiçeklerinde fırlatma (tripping) olayının gözlenmemesi
korungayı arıcılık açısından oldukça önemli kılmaktadır
(Serin ve Tan, 1996).
Çiçekler, bitki sapı ile yaprak sapı arasından,
yani yaprak koltuğundan çıkan uzun saplar üzerinde
bulunur. Bu saplara çiçekler kısa saplar ile bağlanır.
Çiçek topluluğu sık salkım şeklindedir. Bir salkımda
5–80 kadar çiçek bulunur. Taç yapraklar pembe, mor,
beyaz veya sarı renkte olabilir. Çiçeğin en önemli parçası
kayıkçık taç yaprağıdır ve iki taç yaprağının birleşmesi
ile oluşmuştur. Dişi organ ile erkek organlar topluluğu bu
taç yaprağının içinde bulunur (Elçi, 2005). Taç (corolla)
ve çiçeği en dıştan saran boru şeklindeki çanak (calyx)
tüpü kısa olduğundan ve petaller serbest bulunduğundan
arıların nektar alması kolay olmaktadır (Avcıoğlu,1977).
Korunganın çiçek morfolojisi, arının çiçeğe
konması ve üzerinde çalışması bakımından çok elverişli
durumdadır. Arıların vücut yapısı da korunga çiçeğindeki
ustaca çalışma tarzına çok uygundur. Bir ıslahçının
başaramayacağı kadar mükemmel bir ustalıkla, çiçeğin
kayıkçığına konan arı, onu geriye doğru kendi ağırlığı ile
bükerek, tozlanma işini çok nazik olan korunga çiçeğini
zedelemeden başarmaktadır. Bu işlemi çok kısa zamanda
gerçekleştiren bal arıları korunga melezlemesinde de
kullanılabilme özelliğine sahiptir (Elçi, 2005).
Korunganın Tozlaşma ve Döllenme Özellikleri
Korunga diğer baklagiller gibi, yabancı
döllenmeye gereksinim duyan bir bitki türü olup,
tozlaşma genellikle bal arısı (Apis mellifera L.) tarafından
gerçekleştirilmektedir (Özbek, 1996).
Bitkilerdeki tozlaşma görevinin yaklaşık olarak % 80’nin
bal arıları tarafından gerçekleştirilmesine karşın (Tutkun,
2006), Kırgızistan’ın Issık Gölü Bölgesinde yapılan
çalışmada korunga (Onobrychis viciifolia) çiçeklerinin
polinatör böcekler tarafından ziyaret sıklığının sırasıyla
bal arısında (Apis mellifera L.) % 84.7, bambus
arısında (Bombus sp.) % 5.6, yaban arılarında % 4.1,
eşekarısında % 2.8 ve diğer böcek türlerinin katkısının
ise % 2.8 oranında olduğu tespit edilmiştir (Karavaeva
ve ark.,1975).
Diğer bir literatür bildirişine göre de korunga
bitkisinde hâkim tozlayıcının bal arıları olduğu, kendine
döllenme oranının % 25, yabancı döllenmenin ise % 75
olduğu bildirilmektedir (Tutkun, 2006). Ancak kendine
döllenen dişi organın tohum bağlama olasılığı azalmakta,
oluşacak döllerde verim ve diğer özellikler açısından
gerileme gözlenmektedir (Avcıoğlu, 1977).
Korunga gibi çiçekleri gösterişli renklere ve önemli
ölçüde fazla balözüne sahip bitkiler genellikle sabahları,
öğleden evvel çok yoğun bir şekilde arılar tarafından
ziyaret edilmektedir. Bunun en önemli sebebi, öğleden
önce genellikle rüzgârın olmayışı ve çiçeklerin bütün
tazeliği ve gösterişinin tozlayıcılar için hazır olmasıdır
(Er,1995).
Birbirine yakın olan yonca ve korunga tarlalarında
arı faaliyeti incelendiğinde, bal arılarının korunga
bitkisini daha çok tercih ettiği ve çiçeklenme süresince
faaliyetlerini aksatmadan sürdürdükleri saptanmıştır. Bu
durum, bal arısının korunga için iyi bir polinatör olduğunu
göstermektedir (Çelik, 1988).
Bal arısının ziyaret ettiği bitkiler arasında
özellikle Doğu Anadolu’da korunganın birinci sırayı
aldığı gözlenmiştir (Özbek,1996). Rusya’da sürdürülen
çalışmalarda Kafkas arı ırkının korunga için en iyi tozlayıcı
olduğu tespit edilmiştir (Özbek, 1992).
Toplam 60 bitki türünün olduğu bir alanda 32
bitki polinatör böcek türleri tarafından ziyaret edilmiş
ve korunga (Onobrychis viciifolia)’nın 3430 ziyaretle
polinatörler tarafından en çok ziyaret edilen bitki olduğu
gözlemlenmiştir (Ebeling ve ark., 2008).
Bal arısı, korungayı yüksek oranda ziyaret
etmektedir. Bir korunga tarlasında birim alandaki arı
sayısı, çevredeki arılı kovan miktarı ve bu kovanların
korunga alanına yakınlığına bağlı olarak artmaktadır.
Civardaki kovan sayısı artıkça korungayı ziyaret eden
arı sayısının da yükseldiği belirlenmiştir (Özbek ve
Yıldırım,1996; Bogoyavlensky, 1975).
Özbek (1992), Mel’nichenko (1970)’ye atfen,
tozlaşmaya gereken önem verildiğinde ürün artışının
korungada % 35–40 olduğunu belirtmekte, bu düzeydeki
ürün artışının gübreleme ve sulama gibi diğer tarımsal
girdilerle sağlanamayacağı vurgulanmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

....

..............................