4 Mart 2013 Pazartesi

Ülkemiz Arıcılığında Son Durum


Bazı konularda fikir ayrılıkları,
yanlış, eksik bilgiler arıcılarımızda
kargaşa ve kararsızlığa neden
olmaktadır. Tüm bu sorunların
çözümü bilgi birikimi ve tecrübesi
olan, dünyadaki gelişmeleri
yakından takip eden ve özellikle
uygulamalı arıcılıkta güvenilir bir
ekip ile mümkün olabilir. Sonuç
olarak çözümün en zor kısmı
maalesef bu noktada karşımıza
çıkmaktadır.
Çünkü ülkemizde
birbirini tamamlayacak disiplinler
arası ekip kurmak en zor konulardan
biridir. İşte çözümün aslında
başarılması zor olan kısmı burasıdır.
Daha önce Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı’nın uzun yıllardır
desteklediği ve büyük bütçeli ulusal
arıcılık projesi maalesef başarı ile
sonuçlandırılamamıştır. Bu bütçenin
sadece 1/10’i ile ülkemiz arıcılığının
sorunlarının çoğu çözülebilir. İşte bu
yüzden öncelikle arıcılık konusunda
pratik uygulamalar ve başta Varroa
ve diğer arı hastalıklarında yeterli
tecrübe ön planda olmalıdır.
Çünkü pratik arıcılıkta yeterli
tecrübe olmadan kolonilerin
doğru olarak yönetilebilmesi
mümkün olamamakta ve değişik
nedenlerden dolayı koloni kayıpları
yaşanmaktadır. Bu durumda da
koloni kayıplarının olabilecek diğer
nedenleri hesaba katılmadan yanlış
sonuçlar çıkarılmaktadır. Varroa
dışındaki bakım-besleme, ana
arı ve diğer hastalıklar nedeni ile
koloni kayıplarının öncelikle önüne
geçilmesi gerekmektedir.
Bunun dışında internet nedeni ile bilgiye ulaşmak artık çok
kolaydır. Fakat bu durum aynı zamanda bilgi kirliliğini beraberinde
getirdiğinden bilginin güvenilir kaynaklardan alınması son derece
önemlidir. Ülkemizde arıcılık konularında bilgi sağlayan resmi ve
özel birçok kaynak internet aracılığı
ile bulunabilse de bu kaynaklar
genelde yeterli ve doyurucu
bilgiler yerine dolaylı şekilde
bilgiler sağlayabilmektedir. Arıcılık
konularında gerekli bilgileri kendi
uygulamalarından sonra kendi
tecrübelerini yansıtarak doyurucu bir
şekilde sağlayacak ve arıcılarımızın
çoğunun hem fikir olacağı resmi bir
kurum henüz mevcut değildir.
Teorik olarak da arıcılarımızın
arıcılık konusunda bilgilerini
güncellemeleri ve en azından bir
arıcılık dergisine abone olması
gerekmektedir. Arıcılığın gelişmiş
olduğu ABD ve Almanya gibi daha
yakından tanıdığımız ülkelerde
arıcıların bilgi seviyesi oldukça
yüksektir. Özellikle Almanya organik
asitlerin yoğun kullanıldığı Varroa ile
mücadelenin etkili yapılıp verimin
yüksek olduğu bir ülkedir. Bu
ülkelerde arıcılar bir veya birden fazla dergiye abone olarak sürekli bilgilerini güncellemekte ve arıcılıkta
daha az emek ile daha çok kazanmaktadır. Ülkemizde ise hemen her
ilde Arıcı Birlikleri kurulmuş olmasına rağmen bu birliklerin küçük
bir dolap halinde bile çoğunun kütüphanesi ve içinde ülkemizde
çıkan dergileri bile henüz göremiyoruz. Ancak kendilerine ücretsiz
olarak gönderilen bazı dergileri görebilirsiniz. Birlikler Bakanlığın
son yıllarda artan destekleri ve üyelerin çoğaldığı hesaba katılırsa
mali olarak eskisinden daha yeterli durumdadır. Öncelikle birliklerin
bu dergilere abone olup, en azından ülkemizde periyodik olarak
çıkan dergilerin her sayısından 10 adet masalarında güncel olarak
gelen üyelerine sunması gerekmez mi?
Tüm bu beklentilerin ve yapılması gerekenlerin maalesef
arı kayıpları arttıkça gündeme gelip dikkate alınacağını ve zararın
neresinden dönersek kardır denilerek uygulamaya konulacağını
düşünüyorum. İşte bizim amacımız bu süreyi mümkün olduğunca
kısaltabilmektir. Ülkemiz arıcılığında artık hemen her ilde kurulmuş
olan birlikler araştırmacılarla işbirliği yaparak bu süreci mümkün
olduğunca hızlandırmalı ve iletişim kanallarının açık ve hızlı olduğu
bu yıllarda bu durumu iyi değerlendirmelidir. Arıcılarımızın ihtiyacı
olan bilgilerin kendilerine en hızlı ve doğru şekilde ulaştırılması
koloni kayıplarının azaltılması için oldukça önemli bir görevdir.
Sonuç olarak ülkemiz arıcılığında oldukça ciddi ve artan
koloni kayıpları ile sorunların giderek büyüdüğünü görmekteyiz.
Özellikle Bursa civarında arıcılık konusunda oldukça bilgili ve
dünyadaki gelişmeleri takip edebilen arıcılarımızın artan koloni
kayıpları ile endişeleri artmaya başlamıştır. Bu koloni kayıpları için
birçok faktör etkili olsada en önemli ve asıl nedeni Varroa destructor
olup bu sorunun kalıcı olarak çözülmesi gerekmektedir. Önce bu
konuda fikir birliği sağlamamız gerekiyor. Sorunun kalıcı çözümü
ise varroa’ya dirençli kolonilerin farklı bölgelerde seçilmesi ve bu
kolonilerden ana arıların üretilmesidir. Bunun yeterli olmaması
durumunda ise yılda bir veya iki kez organik ilaçlarla belli zaman
aralıklarında varroa ile mücadele edilmesidir. Çözümün mümkün
olduğunu ve yapılacak çalışmalarla ve işbirliği yapılarak sorunların
hepsinin olmasa bile çoğunun çözülebileceğini ve özellikle koloni
kayıplarının önemli derecede azaltılabileceğini belirtmekte yarar
görülmektedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

....

..............................