16 Nisan 2013 Salı

Arı Islahı ve Tescil

Ülkemizin en önemli sorunlarından birisi de
arı ıslahıyla ilgili gelişmelerin sınırlı kalmasıdır. Arı
ıslahı çalışmaları, ana arıların çiftleşmelerinin control
edilememesi, suni tohumlamanın güç olması gibi
nedenlerle zor olmaktadır. Ülkemizde yerli ve yöresel
tescil edilen arı ırkının varlığı ıslah edilmiş anlamını
taşımamaktadır.

Arı genotiplerine ait Tescil işlemi,
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından
28150 sayı ve 22 aralık 2011 tarihli resmi gazetede
yayınlanan Evcil Hayvan Genetik Kaynaklarının
Tesciline ilişkin yönetmeliğe göre uygulanmaktadır.
Bu yönetmeliğe göre yüresel ve yerli evcil hayvanların
Tescil sahibi Bakanlıktır. Ancak, yönetmeliğin ilgili
maddesine göre gerçek ve tüzel kişilerin tescil alması
için çeşitli ıslah uygulamaları ile oluşturulan saf ve
melez tipler, hat, ekotip ve hibritler hakkında bilimsel
belge, makale ve genotipi geliştiren tarafından
onaylanarak ve gerekli formları doldurarak Genel
Müdürlüğe başvurması gerekmektedir (http://www.
resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/12/20111222-7.
htm). Bu başvuruyu takiben Hayvan Genetik
Kaynaklar Komitesi tarafından Tescil süresince aday
arı genotipi ve pedigrili yetiştiricilik uygulamaları,
beyanlar ve genotipin devamlılık hususları
Komite tarafından yetkilendirilen uzman kişilerce
denetlenir. Tescil işlemi sonrasında fenotipik ve
genotipik niteliklerini devam ettirmek, bu özellikleri
yönünden bir örnek olmak ve bu özelliklerini döllerine
geçirebildiği bilimsel olarak tespit edilerek ıslah
ürününe ait işlem gerçekleşmiş olmaktadır.
Tescil, Islah işlemlerine geçmeden evvel arı ile
morfolojik kriterlerin belirlenmesi ve standart olarak
bölgede yetiştirilen standart arı genotiplerinden
morfolojik olarak en az bir karakter yönünden farklı
ve üstün olması veya DNA testi ile bu farklılığın
belirtilmesi gereklidir. Geliştirilen arı genotip hattı
bu özelliklerini sonraki generasyonlarda devam
ettirmeli ve yeknesak bir fenotip sergilemelidir. Bu
işlemlerin belirlenmesi için uzman kişiler tarafından
arının bir sezon içerisinde test edilmesi gereklidir.
Islah eden kişinin ıslah ettiği arı genotipini korumakla
yükümlü olması ve elinde tutmakla sorumlu olması
gereklidir. Islah çalışmalarında ise ilk yapılacak
işlem, ülkemizde yerli kaynakların potansiyelini
görmekten geçmektedir. Ülkemiz arısının
bölgelere göre sınıflandırılması ve performanslarını
belirlemeden yapılan uygulamalar ıslah işlemini
başarısızlığa sürükleyecektir. Bu nedenle elimizdeki
arı gen kaynaklarını bölgesel olarak test ederek
gerekli bilgileri toplamamız gereklidir. Bu işlemleri
yaparken arı genotiplerinin belirlenmesi, taşıdıkları
gen bilgilerine de sahip olmak için moleküler
çalışmalardan faydalanılmalıdır. Islah edilen
materyallerin ana – baba ebeveynlerini koruyarak
yapılan ana arı üretimin kontrolü yine moleküler
tekniklerle sağlanmalıdır. Arı ıslahında ülkemizde
en önemli kriterler; yüksek verim ve hastalık ile
zararlılara dayanıklılıktır. Bunu başarmak için geniş
adaptasyon kabiliyetine sahip arı genotiplerini ıslah
etmek gereklidir.
Islah için takip edilecek ikinci yol, verimli
görülen kolonileri akrabalı yetiştirme yaparak
genetik dengeyi kontrol altına almakdır.
Bunların yetiştirilmesinde suni tohumlamadan
faydalanılmaktadır (Haberl ve Tautz, 1998). En az
iki farklı bu şekilde yetiştirilen üstün performanslı
arı kolonileri arasında melezleme yaparak melez
azmanlığından faydalanmak mümkündür(Ruttner,
1972). Bu şekilde oluşturulan koloniler hat olarak
isimlendirilir. Hatlar, melezlenecek ise bunlardan biri
erkek koloni olarak kullanılır. Bu tip hatlara parent
hat veya ebeveyn adı verilmektedir. Bunlardan
ortaya çıkan yeni genotip ise hibrit arı genotipidir.
Bu tip arı genotipi homojen yapıda olup ana arı
üretimi bu genotiplerden sağlanabildiği gibi verimli
ana arılarla herhangi üreticide bulunan verimli erkek
arılar çiftleştirilerek verimlilik sağlanabilmektedir. Bu
şekilde arı genotiplerine geniş adaptasyon kabiliyeti
de sağlanmış olmaktadır.
Islah çalışmalarının en önemli kısmı suni
tohumlama ile genotiplerin melezlenmesi ve
korunması aşamasıdır. Bu aşama oldukça yüksek
oranda işçiliğe gerek duyulmakta ve ıslah işleminde
ana arı üretimini sınırlandırmaktadır. Bu işlemin
azaltılması yoluyla yapılan uygulamalar arıcılığa
büyük yön verecektir.
Arı genomunda ıslahında DNA dizileme
teknolojinin kullanılması bu konuda birçok
biyoinformatik bilginin kullanılarak sonuca
gidilmesi emek ve zaman bakımından büyük bir
avantaj sağlayacaktır. Maalesef ülkemizde bugüne
kadar tüm genom analizi yapılmış bir arı ırkımız
olmadığı gibi karşılaştırma yapacak biyoinfromatik
veri tabanımızda yoktur. Özellikle transkriptom
bölgelerde yapılacak işlemler bu konuda birçok
soruna kısa yönden çözüm sağlayacaktır. Bu işlem
ancak yeni nesil generasyon cihazları vasıtasıyla
yapılacak genom dizileme ile ilgili SNP haritalarının
belirlenmesiyle gerçekleşebilir. Bilinen bir genom ile
karşılaştırma yapılarak genotiplerin ıslahında ilerleme
kaydedilebilir. Arı ıslahında araç olarak kullanılacak
bu işlem sayesinde arı genotipleri istenilen özellikler
doğrultusunda gerekli biyoinfromatik bilgilerle
yönlendirilebilir. Dünyada arı genomu üzerinde
yapılan araştırmalar bu yöne kaymaktadır.
Ülkemizde bulunan arı gen kaynakları
birçok farklı gen taşıdığı için çok kıymetlidir.
Diğer tarafdan bu kadar zengin genetik
kaynak içerisinden ıslah edilmiş bir arı
genotipini bulunmaması da ülke için büyük
bir kayıpdır. Islah işlemi, genotiplere ait geniş
bir varyasyon elde edilmesi ve bu varyasyonu
kullanılarak içlerinden en verimli genotiplerin
seçilmesine dayanmaktadır. Bu varyasyon
oluşturulmasında ya melezlemelerden veya
gen kaynaklarından faylanılmaktadır. Daha
önce ıslah edilmemiş bir populasyonda ıslah
yapmak oldukça kolaydır ancak elde edilen
ebeveylerin de korunması o kadar önemlidir.
Son yıllarda kullanılan biyoteknolojik
yöntemlerin uygulanmasıyla ebeveynler
takip edilebilmekte ve korunabilmektedir.
Özellikle karakterleri kontrol eden genleri ait
bilgilerin ıslah edilmemiş populasyonlarda
çok çeşitli oranda bulunması ülke için bu
konuda büyük bir kazançdır.
Arı genotiplerinin değerlendirilmesi,
ıslah edilen bir genotipin ortaya konulması
anlamını taşımaktadır. Islah işlemi zor bir
uygulama yöntemi olmakta ve ıslah edilen
arı ebeveynlerinin korunması konusunda
yüksek teknolojilerden faydalanılması
gerekmektedir. Arı genotiplerini ıslahında
en çok kullanılan biyoteknolojik yöntemler
moleküler genetik uygulamaları ve suni
tohumlamadır. Her iki biyoteknolojik
yöntem arı genotipleri içerisinde seleksiyon
ile en performanslı arı ırkının seçilmesi için
genetik kaynaklardan faydalanmaya ihtiyaç
duymaktadır. Ülkemizin arı ıslahı konusunda
çalışmaları oldukça yeni olmakla beraber,
ilerlemeler çoğunlukla morfolojik kriterlerdeki
değişime bağlı kalmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

....

..............................