4 Mart 2013 Pazartesi

Karadeniz Bölgesi Ballarının Ağır Metaller Yönünden İncelenmesi


Arıcılık, kısa süre içerisinde gelir getiren, fazla sermaye ve işçiliğe
gerek duymayan en önemlisi de toprağa bağlı olmadan yapılabilen
tarımsal uğraştır. Bu nedenle Türkiye gibi, miras hukuku nedeniyle
tarımsal topraklarının küçülerek ekonomik olarak işlenemediği
ülkelerde arıcılık daha da önem kazanmaktadır.

Türkiye’de son 20 yılda koloni sayısı gittikçe artarak 2008 yılında
4.888,961’e ve bal üretimi de 81.364 tona yükselmiştir ( Anonim,
2008).Karadeniz Bölgesi koloni varlığı, bal üretimi ve koloni başına
verim bakımından ülke bazında birinci sırada yer almaktadır.
Bölgeyi oluşturan on sekiz ilde, 1.100.959 koloni bulunmakta ve
20.248 ton bal üretilmektedir( Anonim, 2008). Bu üretim miktarının,
toplam Türkiye bal üretimine oranı ise yaklaşık % 25’dir.
Bal; bal tebliğine göre, bitki nektarlarının, bitkilerin canlı kısımlarının
salgılarının veya bitkilerin canlı kısımları üzerinde yaşayan
bitki emici böceklerin salgılarının bal arısı Apis mellifera tarafından
toplandıktan sonra kendine özgü maddelerle birleştirerek
değişikliğe uğrattığı, su içeriğini düşürdüğü ve petekte depolayarak
olgunlaştırdığı doğal üründür şeklinde tanımlanmıştır (Anonim,
2005). Tanımda dikkat çeken unsur balın doğal olması zorunluluğudur.
Son yüzyılda teknolojik gelişmelere bağlı olarak gelişen sanayileşme
süreci çevre kirliliği ve ekosistem bozulmalarını da beraberinde
getirmekte ve dolayısıyla gıda maddelerinin kirlenmesine
sebep olmaktadır. Atmosferde ve çevremizde bulunan ağır metaller
en önemli kirleticiler içerisinde yer almaktadır (Vural, 1984).
Ağır metaller doğadaki elementler içerisinde özgül ağırlıkları
5g/cm3 ve üzerindeki elementlerdir (Çepel, 1997). Dünya Sağlık
Örgütü (WHO) ve Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) birlikte kurdukları
Codex Alimentarius Komisyonu, kirleticiler üzerinde ısrarla durmakta
ve bu konuda bir seri çalışmalar yapmaktadır (Saldamlı, 1998).
Balda ağır metal bulaşmalarına maruz kalan önemli gıda
maddelerinden biridir. Özellikle yoğun trafik ve sanayi bölgelerinin
bulunduğu ortamlarda üretilen bal1arda ağır metal değerleri yüksek
çıkmaktadır (Demirezen ve Aksoy, 2005). Ağır metaller atmosferden
arıların kıl1arı üzerinde polen, su, nektar veya salgı balları ile
kovana taşınabilmektedir. (Poriini ve ark. 2003).
Bazı ağır metaller aynı zamanda esansiyel elementlerden
olup (örneğin bakır, selenyum, çinko) insan vücudunun metabolizmasını
sürdürmek için mutlaka gereklidirler. Bununla birlikte yüksek
konsantrasyonlarda toksik etki gösterirler. Alüminyum, Bakır,
Baryum, Cıva, Galyum, Kadmiyum, Kalay, Krom, Kurşun, Nikel ağır
metalleri toksisite semptomları içermektedir( Anonim,2009).
Bitkiler ve insanlar da metobolik aktiviteler için esansiyel
elementlerden olan Çinko vucuda fazla miktarda alınırsa karaciğerde
leke oluşumu sinir sistemi bozukluğu, böbrek fonksiyonlarında
zayıflama ve ölüme neden olabilmektedir (Derrell, (1991). Gıda yoluyla
yüksek miktarda kadmiyum alınması, kalp damar sistemi ve iskelet
sistemi üzerinde olumsuzluklar meydana getirmektedir. Nikel
özellikle gemicilik sanayinde kullanılmaktadır. Gıdalarla fazla alındığında
karaciğer ve beyinde birikim yaparak zararlara yol açabilir.
Ayrıca burun boşluğunda da kansere neden olabilmektedir (Derrell,
(1991).

Bu araştırmada, endüstriyel faaliyetler, artan şehirleşme,
sanayileşme ve bilinçsiz zirai uygulamalar nedeniyle oluşan küresel
çevre kirliği ve yansımalarının Karadeniz bölgesinin en önemli
ürünlerinden olan bala etkilerini görmek amaçlanmıştır. Bu amaç
doğrultusunda, bölgeden temin edilen bal örneklerinde kadmiyum
(Cd), bakır (Cu), demir (Fe),Çinko(Zn),Alüminyum(Al) ve Nikel (Ni)
gibi ağır metal içerikleri araştırılmış olup gıda güvenliği bakımından
potansiyel risk taşıyıp taşımadığı incelenmiştir.
Materyal ve Metot
Çalışmanın materyalini Karadeniz Bölgesini oluşturan ve arıcılık
yapılan 18 ilin değişik flora kaynaklarından elde edilen 209 petekli
bal örnekleri oluşturmuştur. Örnek sayısının belirlenmesinde illerin 2005 yılı bal üretim verilerine göre Serper ve Aytaç, (2000)’ın
bildirdiği tabaka1ı örnekleme yönteminde orantılı dağıtım yaklaşımı
kullanılmıştır. Örnekler 2008 yılı hasat tarihlerinde tarafımızdan
ancıların kovanlarından petekli olarak alınarak süzülmüş ve analizleri
2008-2009 yılı içerisinde tamamlanmıştır.
Ağır metal analizleri Atomik Absorbsiyon Spektrometresi cihazında
Anonim (1998)’e göre NMKL metodu ile yapılmıştır. Her bir
elementin numunedeki miktarı daha önceden hazırladığımız AAS
standartlarından elde edilen kalibrasyon eğrisinden yararlanılarak
tespit edilmiştir. Ağır metallerin ölçümü yapılan dalga boyları Çizelge
2. de verilmiştir. Çalışma tesadüf parselleri deneme planına
göre yapılmıştır.. Yapılan test neticelerine göre verilerin normal dağılış
göstermesi durumunda iller arasındaki farklılıkları ortaya koymak
için tek yönlü varyans analizi ve Duncan çoklu karşılaştırma
testi yapılmıştır. Normal dağılıma uymayan veri setine ise Kruskal
Wallis testi (parametrik olmayan tek yönlü varyans analizi) ve Dunn
çoklu karşılaştırma testi yapılmıştır.
Bulgular ve Tartışma
Araştırma kapsamında Karadeniz Bölgesini oluşturan 18 ilde
toplanan 209 bal örneğinde, ağır metal olarak da isimlendirilen ve
önemli toksisitesi olan elementlerden Cu, Cd, Zn, Fe, Ni, Al, analizleri
yapılmıştır Analizler sonucunda elde edilen veriler Çizelge 3’ de
verilmiştir
Yapılan analizlerde bölge balarında ortalama olarak Cu
(0.18±0.01 ppm), Zn (0.16±0.01 ppm), Cd (0.07±0.00 ppm),
Fe (1.656± 0.04 ppm), Ni (0.14± 0.01 ppm) ve Al (0.021± 0.00
ppm),elementlerinin değerleri tespit edilmiştir.
Cu değeri en yüksek Amasya, Kastamonu, Bartın ve Rize illerinden
toplanan bal örneklerinde sırasıyla 0.25±0.05, 0.24 ± 0.02,
0.23± 0.03 ve 0.22 ± 0.02 ppm, en düşük ise Bolu ve Sinop illerinden
toplanan bal örneklerinde ortalama 0.10±0.00 ppm, olduğu
belirlenmiştir(Çizelge.3.;Şekil.1). İnsan sağlığı üzerine olumsuzluk
meydana getirecek miktarda olmamasına rağmen, Samsun ilinde
Bakır Sanayi işletme tesislerinin bulunmasına ve maden ocaklarının
da Artvin ilinde olmasına rağmen Cu, miktarı en yüksek Amasya
ili ballarında çıkmıştır.
Çalışmadan elde edilen edilen 0.18 ppm Cu miktarı,Günbey
ve ark.(2009) bildirdiği 0.18 pmm değeriyle aynı, Demirezen
ve ark.,(2005) nın bildirdiği 0.15-0.66 ppm ile Celechovska
ve Variova(2005)’nın bildirdiği 0.06-1.55 ppm aralık değerlerinin
içinde bulunmuştur. Ancak tespit edilen değer, Erbilir ve
Erdoğrul(2005)’in bildirdiği 0.001 ppm ve Fredes and Montenegro,
(2006)’ nun bildirdiği 0.08 ppm değerinden yüksek bulunurken, Ferrer
ve ark.(2004),Üren ve ark.(1998), Yılmaz ve Yavuz (1999),Taddia
ve ark.(2004), Fernandez ve Torres(2005) ve Terrab ve ark.(2005)’in
bildirdiği sırasıyla 0.76, 1.05, 1.8, 6.2, 0.531-2.117 ve 4.18 ppm değerlerinden
düşük olduğu görülmüştür.
Kadmiyum elementi Karabük, Amasya, Bayburt illeri bal
örneklerinde tespit edilebilir düzeyde bulunmazken (0.00±0.00
ppm),en yüksek değer ise 0.13±0.023 ile Bartın ve Sinop illeri bal
örneklerindebelirlenmiştir(Çizelge.3.Şekil.2).Kadmiyum açısından
bal örnekleri değerlendirildiğinde belirlenen ortalama 0.068 ppm
sonucu Tadia ve ark.(2005) tespit ettiği 0.07 ppm sonucuyla aynı,
Üren ve ark., (1998), Erbilir ve Erdoğrul, (2005) bildirdiği 10.8 ppm,
0.32 ppm değeri ile Demirezen ve Aksoy(2005)’un bildirdiği 0.11-
0.18 ppm aralığındaki değerlerlerden düşük, buna karşılık Wilenzyka,
(2001)’nın bulduğu 0.008-0.027 ppm aralık değeri ve Fredes ve
Montenegro, (2006)’ nun 0.01 ppm değerinden yüksek bulunmuştur.
Çinko bakımından bölgede en düşük değerlere Karabük ve Sinop
illerinden toplanan bal örneklerinde, en yüksek değere ise 0.25
±0.05 ppm ile Amasya ili bal örneklerinde belirlenmiştir. Amasya
bal örneklerinin ortalama Zn değeri Karabük ve Sinop dışında diğer
bütün illerin bal örnekleriyle istastiksel olarak benzer, anılan iki
ilin ballarıyla farklı olduğu tespit edilmiştir(Çizelge.3.,Şekil.1.) Araştırmanın
Çinko (Zn) bulguları, (0.16 ppm) Taddia et al., (2005)’nın
bildirdiği 0.059 ppm miktarından yüksek, Fredes and Montenegro,
(2006), Yılmaz ve Yavuz(1999), Tarrab et al.,(2005)’nın bildirdiği
0.66, 2.7, 5.65 ppm’den ve de Demirezen ve Aksoy(2005), Fernandez
and Torres (2005) ve Celechovska and Variova (2005)’nın tespit
ettiği 2.20-11.0, 1.33-7.83 ve 4.17-22.30 ppm aralık değerinin oldukça
altında bulunmuştur
Demir oranı bakımından bölgede en düşük değer 1.28
±0.21 ppm ile Çorum ili bal örneklerinde, en yüksek değer ise 2.74
±0.32 ile Karabük ili bal örneklerinde rastlanmıştır(Çizelge3.; Şekil3.).
Karabük ve Zonguldak ili bal örneklerinde Demir oranının diğer
illere göre yüksek olması, bu illerimizde bulunan sanayi kuruluşları
Kardemir ve Erdemir Demir Çelik Fabrikasının çevreye etkisi
ile izah edilebilir. Fakat elde edilen sonuçlar, CODEX’in ballarda bulanabilecek
Fe eşik düzeyi olan ( 1.5-15 ppm) in oldukça altındadır.
Tespit edilen ortama demir (Fe) miktarı (1.66) Ferrer,(2005) , Üren
ve ark(1998),Yılmaz ve Yavuz,(1999),Terrab ve ark(2005),Tadia ve
ark(2005)’in bildirdiği 13.5, 10.4, 6.6, 9.19 ve 67.1 ppm değerlerinden
düşük, Erbilir ve Erdoğrul (2005)’in tespit ettiği 0.36 ppm deÇizelge

ğerinden yüksek bulunmuştur.
 Ancak bulgularımız Günbey ve ark
(2009) bildirdiği 1.58 ppm ve Fredes and Montenegro, (2006)’ nun
1.45 ppm değerine oldukça yakın olduğu görülmüştür
Bal örneklerinde nikel elementi en düşük Bayburt
(0.00±0.00) iline ait bal örneklerinde görülürken, en yüksek değer
ise 0.25±0.03 ppm ile Bolu ve takiben 0.20±0.10 ppm miktarıyla
Karabük ili bal örneklerinde belirlenmiştir (Çizelge.3; Şekil2.).
Ni elementi için CODEX, EU ve TGK de balda maximum bulunma
limitleri bulunmamaktadır. Fakat aynı konuda yapılan çalışmalar
dikkate alındığında araştırma sonuçları (0.135 ppm) Terab
ve ark(2005)’in bildirdiği 0.33 ppm ve Demirezen ve Aksoy(2005)’in
açıkladığı 0,2-0,8 ppm aralığında ki sonuçlarından düşük, Fredes
and Montenegro, (2006)’ nun bulduğu 0.17 ppm’e yakın bulunmuştur.
Al analizinde en düşük değer 0.015±0.005 ppm değeri ile
Zonguldak, Karabük, Amasya ve Bayburt ili bal örnekleri ortalaması
olurken, en yüksek Kastamonu ilinden alınan bal örneklerinde
0.027±0.003 ppm olarak bulunmuştur (Çizelge.3; Şekil 2.). Karadeniz
Bölgesini oluşturan illerin bal örneklerinin genel Al miktarı
ortalaması ise 0.021± 0.001ppm düzeyinde tespit edilmiştir.
Elde edilen Al sonucu (0.021), Fredes and Montenegro, (2006)’nun
bulduğu 1.94 ppm düzeyin oldukça altındadır. Çalışma sonucu,
Karadeniz ballarının Al bakımından güvenli olduğunu göstermektedir.
Araştırma kapsamında Karadeniz Bölgesi ballarında yoğun
ağır metal içeriğine rastlanılmamıştır. Toplanan 209 bal örneği incelendiğinde
ağır metal ve diğer mineraller bakımında araştırma
bulgularından Cu, Fe, Zn ın tümü FAO-WHO CODEX tarafından gıdalarda
bulunmasına izin verilebilen Cu (0.1-5 ppm), Fe (1.5-15
ppm), ve Zn (<5 ppm) değerler içinde bulunmuştur. Buradan bölge
üreticilerinin bal üretimini şehir ve sanayi bölgelerinden uzak
yerlerde gerçekleştirdikleri dolayısıyla sanayi atıkları ve araç egsoz
gazlarının sebep olduğu ağır metal bulaşmalarının önüne geçilmiş
olabileceği sonucuna varılmıştır.
TGK’ de çeşitli gıda gruplarına yönelik olarak kadmiyum,
Demir, Nikel, Bakır, Çinko ve Alüminyum elementleri için üst limitler
verilirken, “ballar” için bir limit verilmemiştir. Öncelikle balların
içinde bu elementler bakımından yasal üst limitlerin belirlenerek
TGK Bal Tebliğinde yer alması gerekmektedir. Bu gün için özellikle
ağır metal konusunda Codex standartlarında belirtilen elementlerin
üst ve ya aralık değerlerine uyulması önerilmektedir.
En yüksek oranların Batı Karadeniz Bölümünü oluşturan
Karabük (Fe) Kastamonu (Al), Sinop ve Bartın (Cd,), Bolu (Ni) illerinde
yer aldığı görülmüştür. Batı Karadeniz Bölümünde üretilen
balların ağır metal açısından diğer bölümlere göre yüksek çıkmasının
nedenleri, anılan minerallerin çıkarıldığı maden ocaklarının
bu bölümde daha fazla olması ve KARDEMİR, ERDEMİR gibi
çevreye etkileri olabilen sanayi kuruluşlarının olması olarak düşünülmektedir.
Özellikle Karabük ilinde Fe nispeten yüksek çıkması
Kardemir Sanayi tesisinin çevreye verdiği zarar ile nektar kaynaklarının
kirlendiğinin göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
Tablo:2. Karadeniz Bšlgesi İllerinin Bal … rneklerinde Ağır Metal Analiz Sonuçları


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

....

..............................